Diriliş

Hınç doldurmuştu bardağı ve her damlasında ayrı bir öfke damıtılmakta.

Sanki bir daha kendine dönemeyecek olmanın verdiği korku, her defasında kendini bulamamaktan duyduğu tedirginlik.

Bir anlam katamadığı hayatın bir garip girdabında dolanan benlik.

Sadece yaşanılamamış olmanın verdiği hüzün.

-Şizofrenik İzdüşüm Yazıları-

Yayınlandı: on Ağustos 3, 2008 at 10:54 pm Yorum Yapın
Tags:

Karagül

ikimiz de acemi birer aşıktık o zamanlar
sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun
bense kendimi usta sanıyordum bu işlerde
ve yağmur gibi akıp giden yıllardan
geriye ne kaldığını bilmiyordum
seni tanıyana kadar
ama farkındaydım yine de
ne zaman seninle olsam
tanıdık bir kuş cıvıltısıyla uyanırdım her sabah
şimdi ise kırılgan mektuplar yazıyorum
hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden
malumun olsun
ben sende ülkemi sevdim
hüzün dolu yağmurlarla taşan boynu bükük nehirleri
ben sende yolları sevdim
dallarına hiç bir kuşun konmaya bile yanaşmadığı ağaçlarla kaplı yolları
ikimizde acemi birer aşıktık aslında
ve çoğu defa ne yapacağımızı bilmeden serseri dolaşırdık sokaklarda

ben sende ülkemi sevdim
hüzün dolu yağmurları
mor kanatları turnaları
ben sende rüzgarı sevdim
alıp götüren yılları
saklı kalan umutları

ben sende yolları sevdim
yüreğinden gelip geçen
sevda yüklü katarları
ben sende seni sevdim
avuçlarken yüzünü
yahut dokunurken sessiz

ne yeminler bozdum
geceler büyürken sensiz
ne yeminler bozdum
yıllar geçerken sitemsiz
ne yeminler bozdum
tarifi bile imkansız
senin için ey karagül

**Nurettin Rençber in Ay Düşünce albümünden Karagül isimli eseri.

Yayınlandı: on Haziran 10, 2007 at 2:24 pm Yorum Yapın

Kahır ve Vicdan

Kahır ve vicdan, dost olmuşlardır bunlar savaşçının yüreğinde. Her kalktığında ayağa ben bunu yapacağım diyor fakat hiçbir şey yapamıyor. Nedir seni durduran artık yaşlanan bedenin mi yoksa kahırdan ölen ruhun mu ? Ve bir an önce ayağa kalkmalısın, bu yaşam seni beklemekte. Vicdanların sesi olmalısın. Vicdan ile kahırı ayırmalısın. Kahır ne zaman arkadaş olursa vicdanla o an bittiğin andır. Kahır seni yer bitirir. Artık bencil bir ruhun olmuştur. İnsan tabii ki hata yapacaktır. Bunu uzatmayacaksın. Yaptı isen bir yanlış bir daha yapmayacaksın.

Kahır azaptır. Kızgın bir oktur yüreğinin içine saplanan. Tükenmeni sağlayan bir virüstür. Aşısı olmayan, ilacı olmayan bir kanserdir. Silkeleyen, silkeledikce yıpratan, parçalayan bir kötürüm haldir. Ölümün ruha etkisidir. Yaşarken ölmektir. Tat alamamaktır. Uyuyamamaktır. Ağlayamamaktır.

Ey savaşçı, çıkart kılıcını ve yok et artık kahrını. Kır prangalarını ruhunun. Özgürleştir. Yücelt. Tekmele acıyan her yerini. Bir daha acımayacaktır çünkü kanayan yerlerin.

Kalk ve diril. Dirilmektir seni hayata bağlayan. Dirildikçe çoğalırsın. Diriliştir kan gibi ruhunu ayakta tutan..

-Şizofrenik İzdüşüm Yazıları-

Yayınlandı: on Mart 8, 2007 at 8:59 am Yorum Yapın

Yorgun Savaşçı

Ve kalktı yatağından savaşçı

bir sis perdesi üzerinden saldıracaktır yine,

kendini kaybetmiş bir dünyanın değiştirmeyi reddeden tavrına.

Boşa kürek çalmışlığın dayanılmaz hafifliği örseleyecektir

içindeki asi rüzgarın parıltısını.

Hiç ummadığı anda ümitleri yeşerecek

ve de hiç ummadığı anda yorgunluk hissi duyacaktır

umuda karşı çırpındığı vakitlerde.

-Şizofrenik İzdüşüm Yazıları-

Yayınlandı: on Kasım 23, 2006 at 4:00 pm Yorum Yapın

merhaba

merhaba

bu günde bir yaşantı hayata anlam katmak için buralarda

ve sonsuzluk ses çıkartmaz iken yaradılışa

bir ani kıpırdanma başladı uzaklardan.

Ansızın hiç olmayacak oldu ve kader

dans etmeye başladı gerçeklik perisiyle.

İş öyle bir noktada tıkandı ki

hayal gücü bile adına yakışanı yapamadı.  

-Şizofrenik İzdüşüm Yazıları-

Yayınlandı: on at 12:44 pm Yorum Yapın